31 Ağustos 2018 Cuma

Birey yani fert.
Sözlük anlamı kabaca 'kendine özgü nitelikleri olan varlık'.
Kendine özgü niteliklere sahip olması demek başkalarından farklı olması demek.
Özel olması demek.

Zaten her birey başka birisine göre "özel"dir ve aynı zamanda özgürdür.
Birey kavramı özgürlükle birebir ilintilidir.
Bi' yerde bireyden söz ediyorsak orada özgürlük var demektir.
Bu iki kavramdan birini çektiğiniz an diğeri ölür.

Özgürlük yoksa birey de olmaz.
Yani kimsenin kendine özgü nitelikleri olmaz.
Tektipleşmenin yaşandığı yerlerde özgürlük yoktur mesela...
Herkesin aynı şeyi düşündüğü, aynı şekilde yaşadığı yerlerde özgürlük yoktur.

Genelin yaşam tarzını...
Genelin nasıl giyineceğini...
Genelin ne içeceğini, ne yiyeceğini...
Genelin kaç çocuk yapacağını...
Genelin -istemediği halde- çocuklarının hangi okula gideceğini...
...
bir zümrenin ya da kişinin belirlediği yerlerde özgürlük yoktur.

[İstemediği hâlde mecburen gönderiyor yani. Oraya gitmesini istemiyor ama yalnızca... Göndermemek adına da herhangi karşı çıkış içinde değil.]

O hâlde önce birey olduğunu hissetmeli.
Birey olduğunu hissettikten sonra dayanılmaz olarak "özgürlük" yaşama sirayet edecektir.
İşte o zaman özgürlük düşmanları kaçacak delik ararlar.

Kır zincirlerini, hür ol.


_talay talayhan yazdı.

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Her insan kendi kendinin katilidir. Yalnızca seviyesi vardır bu durumun. Kimisi çok öldürmüştür kendini, kimisi az. Ama öldürmedim diyen yalan söyler.

Kimi zaman "iş" için öldürür kendini. Kimi zaman "aşk". Kimi zamansa "aş"...

Ekseriyette para için öldürür aslında. Para mutluluğu satın alır der hep. Parayı bulduğundaysa zamanını öldürdüğünü anlar çoktan...

Ya da tüm bunlar bir kenara "kodaman" takımın evlâtları mevcuttur bi' de. Onlar baba parasını harcamakla meşguldür. Tamam para için zaman öldürmez ama parayla zaman öldürdüğü bir gerçektir. Zamanla birlikte de sağlığını da öldürenleri çoktur.

Bu "katil" ise insanın iç mekanizmasıdır. Başa çıkmak zordur. Hiçbir zaman yüzde yüz başa çıkılamaz. En azından yüksek çaba sarfedenlerde kendinde bir şeyleri öldürme oranı çok az olur. Bu nedenle katile yenik düşmektense onu minimize etmeyi öğrenmelidir insan...

Belki yokedeceği günler de yakındır. Kim bilir...

_talay talayhan yazdı.

25 Ağustos 2018 Cumartesi

Feridun Bey Hasan oğlu
Doğum yeri Kastamonu
Kendisi emekli memurdu
Hep yoksulluk görmüştü
Darbe üstüne darbe
Hayat boyu hep koştu

Hep aynı partiye oy vermişti senelerce
Ama elleri hala sağlamdı
Bir de çok şaşardı 
Japonlar nasıl başardı bu işi, ekonomi
Bizde harakiri

Amerikan sigarası dış mihrak tezgahları 
Japon malı TV'sinde batmış Türk sineması
Senin Kabe'n neresiydi
New York mu Moskova mı 
Değişiyordu dengeler gizli saklı bilgiler 

Yürüseydik girerdik biz Atina'ya
Öyle diyor kahvede Feridun Amca
Öyle babanın böyle oğlu
İçinde liberal ruhu
Küçük torun seviyordu 
Şu malum popçuyu

Değişiyordu dengeler mikroçipte bilgiler
Nasıl olacak bu işler Feridun Bey
Sağdan esen rüzgarlar gözaltında hep yaşlar
Bizi kimler anlasın, bizi kimler anlasın?

Feridun amca her şey çok saçma
Yaşam geliyordu üstüme hiç yer yoktu kaçmaya


Çok şey anlatıyor aslında kesmeşeker'in bu şarkısı... Sanki birçok şey değişmemiş gibi. Her an güncelliğini koruyormuşçasına. "Şarkının çıkmasından tam 20 yıl geçmiş olmasına karşın her şey aynı mı kalır" sorusunu sorduruyor.

Özellikle nakarat son günlere atıf yapıyor. Tekrar tekrar dinlemeli ve kafaya kazımalı!

Amerikan sigarası dış mihrak tezgahları 
Japon malı TV'sinde batmış Türk sineması
Senin Kabe'n neresiydi
New York mu Moskova mı 
Değişiyordu dengeler gizli saklı bilgiler 

22 Ağustos 2018 Çarşamba

İlginç dönem. Karanlık günler. Umudunu zaman zaman yitiren ama yitirdiği zamanlarda bile bunu hissettirmemeye çalışan insanlık...
Bu insanlığın dik durduğuysa meçhul.

 Kimi sadece kafa boşaltmak için sabah akşam eğlence peşinde.Belki 3 kuruş parası ya var ya yok cebinde. Ama o bunu bile harcamanın derdinde...

 O bazı şeyleri farketse dahi onları görmeden yaşamını sürdürmenin peşinde.

Yani bakmayın siz. Yeni nesil ya da bu çağda yaşamını devam ettiren insanların geneli gerçekleri görmüyor sanılıyor.Oysa bal gibi de görüyor da söyleyemiyor.
O zorbanın da farkında, zorbalığın da, asıl mağdurun da... Ama konuşsa diline ne olacağını da biliyor işte. Susuşu ondan...

 İşte bu düşüncelere sahip ben bu blogu kurdum. Bundan sonra talayhan'da Talay'dan "ilginçlikler" okuyacaksın. Tabii istersen ..

Bu arada taa en baştan söyleyeyim; çok ikileme düşerim. Ayrıca sorgulamak eylemini severim.

 Her neyse... İlk yazı için çok uzun olmasın. Umarım hoşgeldim, sen zaten hoşgeldin. Takipte kal.

 _talay talayhan yazdı.